Güneş Ürünleri

Güneşten gelen UV ışınları 100-400 nm dalga boyu aralığındadır. Ancak ozon tabakası 290 nm altındaki dalga boylarını emer ve yeryüzüne sadece 290-400 nm dalga boyu aralığına sahip UV ışınları ulaşır. 320-400 nm arası UVA, 290-320 nm arası UVB olarak bilinir.

UVB yaz aylarında en yüksek yoğunluktayken UVA yıl boyunca eşittir. Bu da yaz aylarında ekstra önlemlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır.

Güneş ışınlarının bilinen zararlarından korunmak için güneş koruyucu ürünlerin kullanılması zorunludur.

Kullanılan koruyucu ürünün hem UVB hem de UVA’ya karşı koruma sağlaması gerekir. Güneş koruyucuların üzerinde yeralan SPF ibaresi sadece UVB’den koruyuculuğu hakkında bilgi vermektedir. Oysa neden olduğu zararlı etkiler düşünüldüğünde UVA’dan korunmak da çok önemlidir.

Tek bir UV filtesinin hem UVA hem de UVB’den koruması mümkün olmadığından güneşten koruyucu ürünlerin içinde birçok organik ve inorganik UV filtresi kombine olarak bulunmaktadır. Birçok güneşten koruyucu ürünün içerisinde yüksek oranda sentetik organik kimyasallar kullanılmakta ve bu ürünler gittikçe artan bir sıklıkta kullanıldığı için bu ürünlerin güvenilirlikleri ve yararları tartışmalara konu olmaktadır.

Güneş Koruyucu Ürünlerin Zararları

1- UV filtrelerinin deriden penetre olarak sistemik dolaşıma geçmesi ve bu durumun yol açabileceği potansiyel etkiler,

2- Aslında güneşlenmenin kesilmesi için uyarıcı bir mekanizma olan UV’ye bağlı kızarılık ve güneş yanığının bu ürünlerle engellenmesi ve kullanımı ve koruyuculuğu ile ilgili olarak kişilerde oluşan yanlış izlenimler sonucu güneşte kalma süresinin uzaması, oluşan deri hasarının artması, D3 vitamin üretiminin azalması

3- Yaygın kullanımlarına rağmen deri kanserlerinin, özellikle malign melanom gelişim insidansının artmaya devam etmesi,

4- UV filtrelerinin; güneş ışığının etkisiyle deri hücrelerine toksik etkili metabolitlerinin oluşabilmesi olasılığı,

5- Kimyasal UV filtrelerinin fotoallerjik reaksiyonlara yol açabilmeleri

Kimyasal UV filtreleri yapıları nedeniyle deriden emilirler. Bazı kimyasal UV filtrelerinin koruma özelliğini artıramk için aynı ürün içinde kombine halde bulunmaları durumunda emilimleri artmaktadır.

UV filtrelerinin deriden emilimlerini değerlendiren bir çalışmada oktil salisilat, oktokrilen gibi kimyasal UV filtrelerinin deriden sınırlı miktarlarda, benzofenon 3’ün ise yüksek konsantrasyonda emildiği tespit edilmiştir. İnsanlarda yapılan bir çalışmada benzofenon 3 ve metaboliti 2-dihidroksibenzofenonun tek bir uygulamadan 4 saat sonra idrarda saptandığı bildirilmiştir. Ayrıca gaita ve süte de geçişinin olduğu gösterilmiştir. Benzer şekilde 3-kamfor ve oktil metoksisinnamat gibi kimyasal UV filtreleri de plazma ve idrarda ve oktil metoksisinnamat insan sütünde de saptanmıştır.

Son yıllara kadar güneşten koruyuculara ait herhangi bir akut toksisite riski bilinmiyor, daha çok lipofilik yapıdaki bu kimyasalların vücutta birikiminin uzun dönemde yapacağı etkiler üzerinde duruluyordu. Ancak kimyasal UV filtrelerinin “çevresel östrojenler” olarak adlandırılan diğer endüstriyel kimyasallar kadar östrojenik aktiviteye sahip olduklarını gösteren çalışmaların sonucunda bu ürünlerin hem insan sağlığı için hem de çevre açısından oluşturabileceği akut ve kronik toksisite riski tekrar tartışılmaya başlanmıştır. Yapılan çalışmalarda benzofenon 3, kamfor, homosalat, oktil metoksisinnamat ve oktil dimetil para-aminobenzoik asitin in vitro olarak östrojenik etkiye sahip olduğunu göstermişlerdir. Ayrıca benzofenon 3, oktil metoksisinnamat ve kamfor’un in vivo olarak da östrojenik aktiviteye sahip olduğu bildirilmiştir.

Erkek ve kadın gönüllülerin katıldığı bir çalışmada; çalışma grubuna iki hafta süreyle benzofenon 3, 3-kamfor, oktil metoksisinnamat içeren güneş ürünleri uygulanmış ve uygulama öncesi ile sonrası serum testosteron, östrojen ve inhibin B düzeyleri karşılaştırılmış. Çalışma sonucunda sadece erkeklerde serum östrojen ve inhibin B düzeylerinde minör bir değişiklik saptanmıştır.

UVB’ye karşı koruyuculuğu olan ürünler güneş yanığını engellediği için kişilerin daha uzun süre güneşte kamaları sonucu daha fazla oranda UVA’ya maruz kalmalarına neden olur. Böylece kanser riski artar.

Kimyasal UV Filtrelerinin Yan Etkileri

Kimyasal UV filtrelerine bağlı olarak irritan ve alerjik kontakt dermatit, fototoksisite, fotoalerjik kontakt dermatit gibi yan etkiler görülebilir.
Güneşten koruyucu ürünlerin irritasyon etkisi derinin yanı sıra gözlerde de olabilmektedir. Alına uygulanan ürünün terleme sonucu gözlere doğru akması, gözlerde yanmaya yol açmaktadır. Ayrıca güneşten koruyucu ürünlerin kullanımı sırasında daha önceden varolan göz problemleri kontakt irritasyon nedeniyle alevlenebilmektedir
SPF değeri ürünün güneş altında yanmadan kalmana izin verdiği süredir. SPF 8 demek hiçbir koruma olmadan yanmaya başladığın sürenin 8 katı kadar güneş altında yanmadan kalabilirsin demektir. SPF değeri 30 olan bir ürün güneş yanığına karşı, SPF değeri 15 olan bir ürüne göre 2 kat koruma sağlar. Aslında SPF 15 olan ürün UVB ışınlarının %93’ünü absorblarken SPF 30 olan ürün sadece %97’sini absorblar. Sonuç olarak +50 SPF değerine sahip bir ürün kullanmak gerçekte UVB ışınlarından korunmayı artırmaz.

Güneş koruyucuların SPF değeri kullanım miktarıyla orantılıdır.  SPF testi 2µg/cm2 koruyucu ile yapılır. Oysa normalde insanlar 0,5µg/cm2 ürün uygular. 50 SPF ürün bu şekilde uygulandığında 25 SPF etki gösterir.

Güneş ürünleri mutlaka 2-3 saatte bir yeniden uygulanmalıdır.  En iyi sonucu almak için güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce uygulama yapılmalı, güneşe maruz kalmaya başladıktan 15-30 dakika sonra uygulama tekrarlanmalı, yüzme ve kurulanma sonrası tekrarlanmalıdır.

Ayrıca mikronize hale getirilmiş fiziksel filtreler çok küçük partikül yapıları nedeniyle uygulama sırasında havaya karışıp inhalasyon yoluyla zararlı etki gösterebilir.

Güneşten korunmak elbette çok önemlidir. Ancak en az bunun kadar öenmli olan konu nasıl korunulması gerektiğidir. Kimyasal filtreler içeren güneş koruyucuları yerine doğal ürünler tercih edilmelidir. Spreylenebilen ürünlerin solunmaması gerekir. Alerji riskine karşı dikkatli olunmalıdır. Güneşte kalma süresi uzatılmamalıdır. Günün uygun saatlerinde güneşe çıkılmalıdır. Yeterli miktar güneş ürünü uygulanmalıdır. Güneşe çıkmadan 15-30 dakika önce uygulama yapılmalı, terleme ve kurulanma sonrası tekrarlanmalıdır.

Bade Natural Sunshine Everyday Bronzlaştırıcı Güneş Yağı

  • Kimyasal filtrelerin deriden emilimi ile neden olduğu zararlara, toksik etkilere, mutajenik ve karsinojen etkilere neden olmaz.
  • Fiziksel filtreler gibi deride mikro-çiziklere neden olmaz. Cildin nefes almasını engellemez. Solunum yolu ile alınmaz.
  • Üretimi sırasında çevreye zararlı etkileri yoktur.
  • Kimyasal ürünlerin neden olduğu alerjik reaksiyon riskleri çok daha düşüktür.
  • Ciltte stres yaratmaz, aksine stresin giderilmesine yardımcı olur. Cildi yatıştırır.
  • Serbest radikaller oluşturmaz. Antioksidan ilaveler ile cildi serbest radikallerin zararlarına karşı korur.
  • Cildin bariyer korumasını destekler.
  • Cildi besler, nemlendirir.
  • Uygulanması kolaydır.
  • Kolayca ve kalıcı olarak bronzlaşmanızı sağlar.
Henüz yorum yok

Bir Yorum Bırakın

Your email address will not be published.

Bade Natural Cilt Bakım Blogu

BİZİ TAKİP EDİN